Hizmetlerimiz
Allergos Alerji Kliniği’nde çocuk ve yetişkin hastalara alerjik hastalıkların tüm yelpazesinde bakım sunuyoruz. Aşağıdaki başlıklardan ilgilendiğiniz alana geçebilir, tanı ve tedavi yaklaşımımızı okuyabilirsiniz.
Hizmet Alanlarımız
Tanı ve tedavi sunduğumuz başlıklar
Alerjik Astım
Daha Fazla →Alerjik Rinit
Daha Fazla →Anafilaksi
Daha Fazla →Arı Alerjisi
Daha Fazla →Bağışıklık Sistemi Değerlendirmesi ve İmmün Yetmezlikler
Daha Fazla →Biyoterapötik Ajanlarla Tedavi
Egzama / Cilt Alerjileri
Eozinofilik Özofajit ve Eozinofilik Gastroenterit
Gıda Alerjisi
Daha Fazla →Göz Alerjileri
Daha Fazla →Herediter Anjioödem
İlaç Alerjileri
Daha Fazla →Nazal Polip ve Sinüs Hastalıkları
Ürtiker (Kurdeşen) ve Anjiyoödem
Daha Fazla →Solunum Yolu Hastalıkları
Alerjik Astım
Allergos Alerji Kliniği’nde uzmanlarımız hem yetişkin hem de pediatrik astım hastalarına astım değerlendirmesi ve tedavisi imkânı sunmaktadır. Uzmanlarımız astımınızın sadece dikkatli bir şekilde değerlendirilmesini yapmakla kalmayacak, aynı zamanda sizi hızla rahatlatacak bir astım tedavisi önerecek, sizinle birlikte astımınızı kötüleştiren nedenleri tek tek gözden geçirerek size uygun bir astım planı önereceklerdir.
Astım, akciğerlerin ve hava yolunun kronik bir hastalığıdır. Astımın ayırt edici özellikleri, kronik iltihaplanma ve solunum yollarının daralmasıdır ve bu da ataklar hâlinde hırıltı, göğüste sıkışma hissi, öksürük ve nefes darlığına yol açar. Başlangıçta bu etkiler tersine çevrilebilir, ancak iltihap ilerledikçe hava yolu duvarlarının kalınlaşmasına bağlı daralma kalıcı hâle gelebilir ve kronik nefes darlığı ile sonuçlanabilir. Bu nedenle astımın erken tanınması ve uygun şekilde tedavi ve takibi büyük önem taşır. Astım oldukça sık görülür ve hastaların yaklaşık üçte birini çocuk hastalar oluşturur. Alerjenler, hava kirliliği, sigara dumanı, keskin kokular, iritan kimyasallar, barometrik değişiklikler, soğuk hava, solunum yolu enfeksiyonları ve egzersiz astım semptomlarını tetikleyebilir. Bazı hastalar üzüldüklerinde, bazılarıysa kahkaha ile gülerken astımın tetiklendiğini bilirler. Bu tür tetikleyicilerin tanınması, erken teşhis ve astım tedavisi yaşamları değiştirebilir ve hastaların normal, semptomsuz bir yaşam sürmesine izin verir. Astımı olduğu hâlde uygun yaklaşım ve tedavi ile olimpiyat madalyası kazanmış pek çok ünlü sporcu bulunmaktadır. Allergos’ta modern tıptaki en son gelişmeler yılların deneyimiyle birlikte astım hastalarının hizmetine sunulmaktadır.
Bu çok yönlü yaklaşım; solunum fonksiyon testini, alerjen tetikleyicilerin tespitini ve her hasta için kişiselleştirilmiş bir astım önleme ve yönetim planının geliştirilmesini içeren karmaşık faktörlerin analizini içerir. Kişiye özel hazırlanmış tedavi planınız; ilaçlar, günlük ve/veya kurtarma inhalerleri, evde günlük solunum ölçümleri ile kendi kendine izleme (Tepe Akım Hızı Ölçer) ve uygun durumlarda alerjen immünoterapisini içerebilir.
Allergos Alerji Kliniği’nde alerji ve astım tedavisinde her zaman en son gelişmelere ayak uyduruyoruz. Astım tedavisinde yakın zaman önce yerini alan biyolojik astım ilaçlarını (Omalizumab, Mepolizumab, Benralizumab, Reslizumab), uygun şartları sağlayan hastaların tedavilerinde bir seçenek olarak sunuyoruz.
Allergos Alerji Kliniği’nde uzmanlarının yardımıyla astımınızın uzmanı olacak ve normal bir yaşam sürdüreceksiniz.
↑ Hizmet listesine dönÜst Solunum Yolu
Alerjik Rinit
Allergos Alerji Kliniği’nde burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve diğer mevsimsel alerji semptomlarından muzdarip her yaş grubundan hastalar için nazal alerji tedavisi hizmeti sunulmaktadır.
Alerjik rinit, toplumun %20–40’ını etkileyen yaygın bir solunum yolu hastalığıdır. Alerjik rinit sadece burun, boğaz, sinüsler ve gözleri olumsuz etkileyen bir rahatsızlık değildir. Uyku sorunları, kulak sorunları/işitme kaybı ve öğrenme güçlükleri, okul ve iş yerinde ortaya çıkan yakınmalar nedeniyle hayat kalitesinde bozulma, alerjik rinit seyrinde sık görülen sorunlardır. Alerjik rinit polenlere veya küf sporlarına bağlı mevsimsel özellik taşıyabileceği gibi; ev tozu akarları, kedi, köpek tüyleri ya da hamam böceği gibi alerjenlerle yıl boyu da devam edebilir. Olguların büyük bir kısmında yıl boyu rinite mevsimsel artış da eşlik etmektedir. Burun yakınmaları bulunan olguların yaklaşık yarısında sebep alerjik olmayabilir. Bu iki durumun ayırt edilmesinde uygun alerjenlerle alerji testlerinin yapılması önerilmektedir.
Allergos’ta alerjik rinitin takibinde, çocuk hastalar için çocuk alerji uzmanımız, erişkin hastalar için erişkin alerji uzmanımız gözetiminde en güncel tanı ve tedavi teknikleri kullanılmaktadır. Teşhis, ağrısız cilt testi ve/veya kan testi kullanılarak gerçekleştirilir. Uygun hastalarda, kişiye özel ve etkinliği yüksek alerjen immünoterapisini (AİT – alerji aşısı) içerebilen tedavi planı geliştirilir. AİT ile alerji semptomlarında uzun vadeli bir düzelme ve potansiyel olarak kalıcı bir rahatlama sağlanır. Bu konuda detaylı yardım için lütfen randevu alınız.
↑ Hizmet listesine dönAcil Alerjik Durumlar
Anafilaksi
Anafilaksi; yaşamı tehdit eden, ani gelişen, ciddi sistemik bir alerjik reaksiyondur. Çoğunlukla bağışıklık sistemimizin aracılık ettiği mekanizmalar ile gelişir. Yaşamı tehdit eden reaksiyonlar olduğu için tedavisi süratle yapılmalıdır. Bu nedenle hastanın kendisi ya da çevresindeki kişiler (anne/baba, arkadaşlar) hastalığın tedavisi konusunda bilgi sahibi olmalıdır.
En çok besinler, ilaçlar ve arı sokmasına bağlı olarak anafilaksi gelişir. Anafilaksiye neden olan alerjenlerden uzak durmak yanında, tedavinin en önemli basamağı olan “adrenalin” ilk önce yapılmalıdır. Bu nedenle hastaların ya da yakınlarının yanlarında mutlaka adrenalin oto-enjektör taşımaları gereklidir. Anafilaksi geçiren hastaların, kolayca tanınması ve hızlı tedavi imkânı sağlaması açısından üzerinde tanımlayıcı işaretler (kolye, bileklik vb.) taşıması çok önemlidir.
Çevremizdeki birçok alerjen anafilaksiye neden olabilir. Besinler (inek sütü, yumurta, kuruyemişler, balık, kabuklu deniz ürünleri vb.), ilaçlar, arı sokmaları ve lateks anafilaksiye neden olduğu bilinen etmenlerdir. Anafilaksiye neden olan faktörler tanımlanamadığında sebebi bilinmeyen (idiyopatik) anafilaksi tanımı kullanılmaktadır.
Allergos Alerji Kliniği’nde uzmanlarımız anafilaksiye neden olan alerjenler hakkında detaylı bir değerlendirme yaparlar ve bu durumun bir daha tekrar etmemesi için titiz bir çalışma yürütürler. Anafilaksiye neden olan etmen tanımlandıktan sonra bu durumun diğer kişiler tarafından kolayca anlaşılması için size özel bir kart ve bileklik hazırlanır. Tüm hastalara adrenalin oto-enjektörü temin edilir ve bu enjektörün hangi durumlarda nasıl kullanılması gerektiği gerek hastalara gerekse hasta yakınlarına öğretilir. İhtiyaç duyulan hastalara, örneğin arı sokmasına bağlı anafilaksi yaşayan hastalara, aşı tedavisi (immünoterapi) imkânı da sunulmaktadır.
↑ Hizmet listesine dönVenom Alerjisi
Arı Alerjisi
İnsanların arılardan çekinmelerinin sebebi hiç şüphesiz, arılar tarafından sokulduklarında hiç de hoş olmayan bir ağrı hissetmeleridir. Ama bundan daha da ürkütücü olanı, soktukları bazı şanssız kişilerde arıların, çok kısa sürede ortaya çıkan (genellikle ilk 30 dakika içinde) can sıkıcı, tuhaf ve hatta ölümcül olabilen tepkimelere neden olmalarıdır. Bu tür tepkimelerin önemli bir kısmı alerjik doğadadır. İşi daha da ilginç hâle getiren durumsa, daha önce defalarca arı tarafından sokulmuş olmasına karşın kurbanın, o son sokulmaya kadar buna benzer bir durumu hiç yaşamamış olmasıdır. Önceki sokmalarda kişinin deneyimlediği, sadece arının soktuğu yerde ortaya çıkan yanma, batma, kaşıntı, kızarıklık ve kabarıklık gibi basit bir tepkiyken; şimdi tüm vücudu kaşınıp kabarmakta, kulakları uğuldamakta, göz kapakları, dudağı, dili şişmekte, nefes almada güçlük çekmekte, sesi çıkmamakta, şiddetli bir şekilde karnı ağrımakta, başı dönmekte, gözü kararmakta ve kendini kaybetmemek için zor durmaktadır. Bu durum, yaygın sistemik alerjik tepkilerin genel özelliğidir.
Arı alerjisi ile kliniklere başvuran hastaların yaklaşık yarısı, daha önce arılar tarafından defalarca sokulmuş olmalarına karşın buna benzer bir yakınma hiç yaşamadıklarını ifade ederler. Bu oldukça yüksek bir orandır. Kişi ve olaya tanıklık etmiş olan yakınları için en korkutucu olan da, bu tuhaf ve ölüm hissini de barındırabilen tepkinin beklenmedik bir şekilde ve bir anda ortaya çıkmış olmasıdır. Bu kişi, artık arı alerjisi olan bir bireydir. Arı alerjisi olan kişinin, bir kere daha aynı arı türü tarafından sokulması durumunda benzer ve bazen daha da şiddetli bir tepki yaşaması kuvvetle muhtemeldir. Bu birey için yaşam bundan böyle eskisi gibi olmayacaktır. Bunun en önemli sebebi kurbanın yaşadığı ölüm hissidir. Sağlanacak tedavi yaklaşımları ile hastada güven hissi tekrar oluşturulmazsa bu his, kişinin ve bazen ailesinin de ömür boyu bazı kısıtlamalarla ve korkularla yaşamak zorunda kalmasına neden olacaktır. Daha da önemlisi, kişi artık tekrar sokulduğunda hayatını beklenmedik bir şekilde kaybetme riski taşımaktadır. Bu nedenle arı alerjisi, her yönüyle ciddiye alınması gereken bir alerji türüdür.
Allergos’ta arı alerjisi yaşayan tüm bireylerin, arı tür ve davranış modellerini öğrenerek arı sokmalarından nasıl kaçınabileceklerini öğrenmeleri sağlanmakta; bu tedbirlere rağmen yine de bir arı tarafından sokulacak olurlarsa bu durumda kendi kendilerini nasıl tedavi edebilecekleri öğretilmekte, bağışıklama sağlamak için aşı tedavisi almaları sağlanmaktadır.
Sizde veya bir yakınınızda arı alerjisi varsa vakit kaybetmeden randevu almanızı öneririz.
Klinik İmmünoloji
Bağışıklık Sistemi Değerlendirmesi ve İmmün Yetmezlikler
Bağışıklık yetmezliği ve bağışıklık bozuklukları aslında yaygındır; ancak teşhis sıklıkla atlanır. Bu rahatsızlıklar kişinin hayatının herhangi bir anında gelişebilir. Tekrarlayan ve kronik enfeksiyonlar, kronik otoimmün enflamasyon, nadir enfeksiyonlar veya antibiyotiklere dirençli enfeksiyonlar şeklinde ortaya çıkarlar. Doğru teşhis ve uygun tedavinin başlatılması, hastalığın akla gelmemesi sebebiyle genellikle yıllar alır.
Sık veya kronik sinüs enfeksiyonları (sinüzit), kulak enfeksiyonları (otit), nazal polipler, geçmiş veya yeni pnömoniler genellikle gizli bir immün yetmezliğin semptomları olabilir. Kronik otoimmün hastalıklar tabloya sıklıkla eşlik eder. Tekrarlayan ve kronik kulak ve sinüs enfeksiyonları, bronşit ve pnömoniler acil bakım, acil servis veya birinci basamak sağlık merkezlerinde antibiyotiklerle tekrar tekrar tedavi edilebilir; ancak altta yatan bağışıklık bozukluğunun doğru teşhisi yıllarca fark edilmeden kalır.
Bu nedenle, gizli immün bozuklukların ve eksikliklerin doğru teşhisine götüren hassas laboratuvar testleri ve bunları değerlendirmek kritik öneme sahiptir. Ayrıca bu hastaların uygun tedavilerle yönetilmesi hastaların yaşam kalitesini belirgin şekilde artırmaktadır. Teşhis için öncelikle hastanın uzman kişiler tarafından ayrıntılı öykü ve fizik muayene ile değerlendirilmesi ve uygun testlerin yapılması gereklidir.
Tekrarlayan kulak, sinüs, akciğer, cilt ve yumuşak doku enfeksiyonlarınız veya otoimmün hastalıklarınız varsa ayrıntılı değerlendirme için Allergos Alerji Kliniği’nden mutlaka randevu alınız.
Besin Alerjileri
Gıda Alerjisi
Gıda alerjileri, hafif bazı rahatsızlıklardan yaşamı tehdit eden anafilaksiye kadar değişen tepkilerle milyonlarca insanı etkiler. Allergos’ta gıda alerjisi semptomlarınızı birlikte gözden geçirelim, gıda alerjisi testlerini gerçekleştirelim ve size özel çözümler sunalım.
Gıda alerjilerinin yaygınlığı son yıllarda istikrarlı bir şekilde artmaktadır ve giderek bir halk sağlığı sorunu hâline gelmektedir. Gıdaya bağlı sorunlar bazen alerjiye, bazen de gıdanın tolere edilememesi ile ilişkili olabilir. Gıdaların neden olduğu reaksiyonlar hafiften şiddetliye kadar değişebilir. Semptomlar genellikle rahatsız edici yiyeceği yedikten sonra dakikalar ila bir-iki saat içinde hızla gelişir ve tipik olarak deride kaşıntı, kurdeşen, dudaklarda, dilde veya boğazda şişme, karın ağrısı veya şişkinlik, kusma, ishal ve bazen hırıltılı solunum ve nefes darlığı gibi semptomları içerebilir. En şiddetli form, hızla gelişen ve ölüme yol açabilen anafilaksidir. Alerjik yapıya sahip olmayan, intolerans denen çok sayıda gıda reaksiyonu vardır ve bu nedenle halkın algısı, gıda alerjilerinin gerçekte olduğundan daha yaygın olduğu yönündedir. Gıda alerjilerinin doğru teşhisi ve bunların gıda intoleranslarından (Çölyak hastalığı – glüten enteropatisi, süt ürünlerine bağlı laktoz intoleransı dâhil) ayrılması için Allergos Alerji Kliniği’nde uzmanlarımız, cilt ve kan testi dâhil olmak üzere çok sayıda teşhis yöntemi yardımıyla sorunun ortaya konması için titiz bir çalışma yürüteceklerdir.
Gıda alerjileri ile egzama arasında karmaşık bir ilişki bulunur. Gıda alerjisi yaşayan hastalarda astım da dâhil diğer alerjik durumlar da daha sık görülür. Bu nedenle, Allergos Alerji Kliniği’ndeki değerlendirmenizin tüm potansiyel alerjik durumlarınızı değerlendirecek ölçüde kapsamlı olacağından emin olabilirsiniz.
↑ Hizmet listesine dönOküler Alerji
Göz Alerjileri
Alerjik konjunktivit veya oküler alerji olarak da adlandırılan göz alerjisi; polenler, ev tozu akarları veya kedi tüyü gibi alerjenler konjunktivayı tahriş ettiğinde ortaya çıkar. Konjunktiva, gözü ve göz kapağının içini kaplayan hassas zara verdiğimiz addır. Alerjik konjunktivitte ortaya çıkan rahatsız edici belirtiler esasında vücudun kendini alerjenlerden arındırma çabası sonucu gelişir. Bu belirtiler gözlerde sulanma ve kaşıntı, batma hissi, kızarıklık, şişlik, ışığa duyarlılık, bulanık görme ve gözlerde çapaklanmayı kapsar. Alerjik konjunktivitin en yaygın nedenleri polen gibi mevsimsel alerjenlerdir. Mevsimsel alerjik riniti (saman nezlesi) olan kişiler, polen sayısının yüksek olduğu günlerde dışarı çıktıklarında semptomlarının kötüleştiğini fark ederler. Toz akarları ve evcil hayvan tüyleri gibi iç mekân alerjenleri de yıl boyunca göz alerjilerine neden olabilir.
Evinizi temizlemek veya bir evcil hayvanın bakımını yapmak gibi etkinlikler sırasında belirtilerinizin kötüleştiğini fark edebilirsiniz. Göz alerjisi semptomları çok can sıkıcı olabilir. Alerjik konjunktivit bulaşıcı değildir. Belirtileriniz bir göz alerjisiyle ilgiliyse, muhtemelen her iki gözde de sorun yaşarsınız. Kontakt lens kullanıyorsanız, oksijen geçirgenliği yüksek günlük tek kullanımlık lenslere geçmekten büyük fayda görürsünüz. Topikal göz antihistaminikleri (reçeteli ve reçetesiz) anında rahatlama sağlayabilir. Bununla birlikte, kontakt lens kullanmaya devam ediyorsanız bu ilaçlardan yeterince fayda sağlayamadığınızı hissedebilirsiniz. Göz alerjisi sıklıkla alerjik rinitle birlikte gözlenir; böyle olan olgularda, bu durumun tedavisi için kullanılan steroidli burun spreyleri hafif vakalarda göz semptomları için faydalı olabilir. Reçetesiz satılan alerji hapları (oral antihistaminikler) de yardımcı olabilir, ancak gözde kuruluk hissini artırabilirler. Yeni kuşak alerji haplarının bu yan etkisi belirgin ölçüde daha azdır.
Gözlerde kızarıklık, kaşıntı veya hassasiyete neden olabilen ve şişmiş gözlerle ortaya çıkabilen, ancak alerjilerden kaynaklanmayan ve enfeksiyonlar gibi bazıları görme yetinizi tehdit edebilecek çok sayıda durum vardır. Bu nedenle, bu koşulları ayırt edebilen ve uygun tedaviyi önerebilen alerji uzmanlarımız tarafından yaşadığınız sorunun alerjik olup olmadığının ayırt edilmesi büyük önem taşır.
↑ Hizmet listesine dönİlaç Reaksiyonları
İlaç Alerjileri
Antibiyotiklere alerjisi olduğuna inanan veya penisilin alerjisi “etiketi” taşıyan hastaların gerçekte küçük bir yüzdesi, verilen antibiyotiğe gerçekten ciddi reaksiyon gösterir. Allergos’ta alerji uzmanlarımız, ilaç reaksiyonlarınızı değerlendirmek ve gerçek ilaç alerjileri ile antibiyotiklerin veya diğer ilaçların yan etkilerini ayırt etmek için buradalar.
Ağrı kesici ilaçlar, mide koruyucular, radyolojik girişimlerde kullanılan radyokontrast maddeler, genel ve lokal anestezide kullanılan ilaçlar, monoklonal antikor tedavileri ve aşılar gibi yabancı maddelerin insan vücuduna verilmesi sıklıkla çok sayıda gastrointestinal, deri, kas-iskelet sistemi, nörolojik ve solunum semptomu ile çeşitli yan etkilere neden olabilir. Bu reaksiyonların sadece %5–10’unun gerçek alerjik reaksiyonlar olduğu tahmin edilmektedir. Alerjik olsun ya da olmasın, bu tür reaksiyonlar hafiften yaşamı tehdit edici boyuta kadar değişik şiddetlerde soruna neden olabilir.
İlaçlarla bu ve benzeri sorunları yaşayan hastalara veya bu tedavileri uygulamak isteyen meslektaşlarımıza; deneyimli ve iyi eğitimli uzmanlarımız, ihtiyaç duydukları ilaçlarla uygun testleri yapmak ve hastaya güvenli bir ilaç seçmek için bir telefon uzağınızda sizleri bekliyor.
↑ Hizmet listesine dönCilt Alerjileri
Ürtiker (Kurdeşen) ve Anjiyoödem
Bir anda vücudunuzda kaşıntılı kabarıklıklar mı gelişiyor? Dudağınız ya da göz kapağınız şiş mi uyanıyorsunuz? Belki de ürtiker (kurdeşen) ve anjiyoödem yaşıyor olabilirsiniz. Akut ve kronik ürtiker (kurdeşen); bir anda ortaya çıkması, çok kaşıntılı olması ve görünümünüzde ani değişikliklere neden olması nedeniyle oldukça rahatsız edici olabilir. Allergos’ta ürtiker ve anjiyoödem semptomlarınızı uygun şekilde değerlendirmek, doğru yönetim ve tedaviyi sunmak için gereken benzersiz uzmanlığa sahip doktorlarımız var.
Kurdeşen, muhtemelen en yaygın alerjik cilt rahatsızlığıdır ve soluk kırmızı, kabarık ve yoğun kaşıntılı kabarıklıklarla dikkat çeken bir deri döküntüsü ile karakterizedir. Tekrarlayan ürtiker atakları genellikle alerjik reaksiyonlardan kaynaklanır; ancak alerjik olmayan birçok nedeni de vardır. Altı haftadan daha kısa süren çoğu kurdeşen vakası (akut ürtiker), alerjene (ör. besinler, ilaçlar, kedi, cerrahi eldiven vb.) maruziyetin sonucudur. Özellikle çocuklarda akut viral enfeksiyon ve/veya ateş, akut ürtikerin (viral ekzantem) bir başka yaygın nedenidir. Kurdeşenlerin daha az yaygın nedenleri arasında sürtünme, basınç, aşırı sıcaklıklar (sıcak ya da soğuk), egzersiz, suya maruz kalma ve güneş ışığı bulunur. Bazen cilt o kadar hassaslaşır ki, kaşıdığınız yer kabarıyor olabilir. Dermografizm denilen bu durumda cildinize adınızı yazarsanız, harflerin bir süreliğine nasıl kabardığına şahit olabilirsiniz.
Akut kurdeşen, dikkatli bir şekilde teşhis ve tetikleyici alerjenin tanımlanmasıyla sıklıkla önlenebilirken, kronik ürtiker hastalığı ise hasta için oldukça yorucu ve yıpratıcı olabilir. Kronik ürtiker (altı haftadan uzun süren kurdeşen) nadiren alerjiye bağlıdır. Kronik kurdeşenli hastaların çoğunun altında “bilinemeyen bir alerji!” bulunmaz. Bu durum daha çok stresle, katkı maddeli gıdalarla, ağrı kesici ve soğuk algınlığı ilaçlarıyla, alkolle tetiklenebilen bir cilt rahatsızlığıdır. Bununla birlikte, bu hastaların %30–40 kadarında soruna yol açan bir otoimmün bozukluk bulunabilir. Hayat kalitesini son derece bozan bu durum aniden başladığı gibi, bir süre sonra bir anda geçecektir. Bu süre çoğu hasta için bir yıldır; ancak 5 ila 20 yıl kadar sürdüğü hastalar da olabilir.
Allergos Alerji Kliniği’nde bu süreç boyunca hastalığı kontrol altına almak ve hayat kalitenizi tekrar sağlamak için en güncel rehberler eşliğinde tedavinizi takip ediyoruz. Tedavilerimiz, günler içinde kronik kurdeşen yakınmalarınızı rahatlatan alerji tedavilerini ve bu arada Omalizumab enjeksiyonlarını da içermektedir.
↑ Hizmet listesine dön
